Terminabsprache: 0731 45046 Rezepttelefon Anfahrt Sprechzeiten
Terminabsprache: 0731 45046 Rezepttelefon Anfahrt Sprechzeiten

Yüksek Tansiyon

Yüksek Tansiyonun Önemi

Yüksek tansiyonun hipertansiyon olarak terim itibari tanımlanmasının ötesinde çok yaygın bir hastalıktır. Bu nedenle asağıda genel bilgilerin ayrıntıları özellikle sözkonusu hipertansiyon hastalarinin tedavileri açısından ivvedilikle dikkate almaları gerekmektedir.
Hipertansiyon felç ve ölüm nedenine varabilen boyutu olan toplumsal bir sorundur. Hastaların azımsanmayacak bir kısmının kan basıncı yüksekliğinin farkında olmaması, hipertansiyonun önemini artırmaktadır. Hipertansiyon, değişik böbrek, kalp, damar hastalıklarına, felçlere ve görme kaybına yol açabilir. Tuz ve birçok rafine edilmis sanayı gıda ürünlerinin ölçüsüz tüketiminin fazla olduğu toplumlarda, kan basıncı yüksekliğine daha sık rastlanır.

Nedenleri

Hipertansiyonun nedeni, hastadların 90-95 % bilinmemektedir (primer hipertansiyon, esansiyel hipertansiyon) yani bilinen bir hastalığa bağlı değildir. Yüzde 5-10 hastada ise hipertansiyon başka bir hastalığa bağlıdır (sekonder hipertansiyon). Hipertansiyona yol açan hastalıkların önemli kısmı böbrek kaynaklıdır. Endokrin (hormonal) sebepler ise önemli diğer bir grubu oluşturmaktadır. Bu hastalıkların önemli bir kısmının tedavi edilebilir nitelikte olması, hastalıkların tedavisi ile de hipertansiyonun kalıcı tedavisinin mümkün olması her hastanın sekonder hipertansiyon açısından değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır.

Sık Sorulan Sorular

Hipertansiyon tedavisinde kullanılan ilaçların yan etkisi
var mıdır? Her ilaçta olduğu gibi antihipertansif ilaçların da yan etkileri olabilir. Bu yan etkilerin çoğunluğu ilk günlerde ortaya çıkar ve genellikle hafiftir. Tansiyon ilacına bağlı yan etki düşünülen durumlarda, hasta en kısa sürede doktoruna başvurmalıdır. Günümüzde çok sayıda antihipertansif ilaç olması, doktor ve hastaya çok değişik tedavi seçenekleri sunmaktadır. Ciddi ve ağır bir yan etki varsa, ilacın değiştirilmesi ile yan etki sorunu kolaylıkla halledilir.
Kan basıncı çok düşerse ne yapılmalıdır? Kan basıncı çok düşerse, ilaç dozları azaltılabilir veya ilaç kesilebilir. Ancak tedavideki değişiklikler, mutlaka doktor kontrolu altında olmalıdır.
Kan basıncı ne zaman ölçülmelidir? Kan basıncı, hastanın yakınmalarının olduğu dönemlerde mutlaka ölçülmelidir. Günün herhangi bir saatinde ölçülebilir, her gün değişik saatlerde ölçülmesi daha yararlıdır. Hipertansiyonu olmayan insanlar da yılda 1-2 kez kan basıncını ölçtürmelidir.

İlaçlar hipertansiyona yol açar mı?
Evet. Aşağıda kan basıncını yükseltebilecek ilaçlar özetlenmiştir. Bu ilaçlar, kan basıncının kontrolunu da zorlaştırabilir ve tedavide başarısızlığa yol açabilir.

Doğum kontrol hapları, menopoz dönemi kullanılan hormonlar

Hipertansiyonu olan hastalar, bu ilaçları mümkünse kullanmamalıdır ancak gerekli durumlarda doktor kontrolu altında kullanabilirler.

Hipertansiyonda kalıtımın rolü var mıdır?
Evet. Özellikle 55 yaştan önce, en az 2 birinci dereceden yakınında (anne, baba, kardeş) hipertansiyon oluşmuş insanlarda hipertansiyon gelişme riski çok fazladır. Hipertansiyonda kalıtımsal geçiş yolu tam olarak bilinmemektedir. Muhtemelen hipertansiyonda birden çok genetik faktör rol oynamaktadır. Hipertansiyon oluşumda genetik katkının % 25-65 olduğu sanılmaktadır. Genetik katkı kadar çevresel faktörlerin de önemli etkisi vardır. Bu nedenle hipertansif hastaların yakınları da yakından izlenmeli ve sigara, aktivite azlığı, tuz tüketimi, şişmanlık vb. gibi kardiyovasküler risk faktörleri ve hipertansiyon gelişmesinde rol oynayan faktörler kontrol altında tutulmalıdır.

Hipertansiyon önlenebilir mi?
Bazı durumlarda evet. Şişman, bol tuz tüketen ve anne-babasında hipertansiyon olan insanlar hipertansiyon açısından risk altındadırlar. Bu insanlar tuz tüketimini azaltıp, kilo kaybederlerse hipertansiyon önlenebilir veya ortaya çıkması geciktirilebilir